Camp David Düzeni Sarsılırken Türkiye

Camp David, 1978’de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter’ın arabuluculuğunda İsrail adına Başbakan Menahem Begin ile Mısır adına Cumhurbaşkanı Enver Sedat arasında imzalanan iki belgeye verilen addır. İlki Ortadoğu Barışı için Çerçeve adını taşır, ama barışı getirmez, muğlak ve göstermelik bir belge olarak kalır. İkincisi ise İsrail ile Mısır arasındaki ilişkilerin normalleşmesini sağlamaya yöneliktir, başarılı olur. Günümüze değin de yürürlükte kalır. Camp David Anlaşmalarının en önemli siyasi işlevi Arap dünyasının Filistin sorunu karşısında bölünmesini sağlamak olur

Arap Baharı sonucunda ,Camp David düzeni, İsrail’in ben yaptım oldu tavrı, ama hepsinden önemlisi bölge insanlarının kendi kaderlerini dış politikada da tayin hakkı istemesi yüzünden tehdit altında.

Mensur Akgün, Camp David istikrarının korunmasının en kestirme yolu tabii ki Filistin sorunun çözülmesinden, Obama’nın dediği ama hayata geçirmekte isteksiz olduğu 1967 sınırları içinde karşılıklı değiş-tokuş ile her bakımdan egemen bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Mavi Marmara olayından sonra kopma noktasına gelmiş olan Türkiye- İsrail ilişkilerinin de ancak bu şekilde normalleşebileceğini belirtiyor. Fakat AB’den dışlanmış, Batı’ya küsmüş, İsrail ile olan ilişkilerini normalleştirememiş olan bir Türkiye’nin, istikrarın sağlanması ve Camp David dengesinin korunması anlamında eskisi kadar yapıcı olmasının istese de mümkün olamayacağının altını çiziyor.

Raporu indirmek için tıklayınız...