Günlük Siyasetin Cenderesinden Kurtulmak ve TESEV

Ülkemiz bir süredir zor zamanlar geçiriyor. Türkiye, son yıllarda keskinleşen kutuplaşmanın etkisiyle işsizlik, göç, kadınların, çocukların, gençlerin, yaşlıların, engellilerin sosyo-ekonomik hayatta kaynaklara erişimi, karar alma süreçlerine geniş toplumsal katılımın önünün tıkanması, yaşam kalitesini gözetmeyen çevre politikalarının ağır basması gibi bir dizi acil sorununu askıda bıraktı. Meseleler birikti, [kimlik gerilimleri] ortak geleceğimizi ipotek altına aldılar. Önümüzdeki dönem bu meseleler bir bir önümüze düşecekler. Karar alıcılar hangi kutbun çekim gücü altında olurlarsa olsunlar, bu tıkanıkların üstesinden gelmekle yükümlü olacaklar. O noktada etraflarına baktıklarında, son yılların etkin çözüm önerileri üretimi bakımından çok yetersiz olduğunu teslim etmek zorunda kalacaklar.

TESEV, kamusal dikkatin güncele kilitlendiği sırada, kısa vadenin ötesini hedef alıp toplumun ve kamu otoritesinin şiddetle ihtiyaç duyacağı serinkanlı, bilimsel bulgulara dayalı, sürdürülebilir çözüm önerilerini geliştirmek ve yararlanmak isteyen her kesimin kullanımına sunmak misyonuna sadık kalmak üzere kendini yeniledi.

Elbette, bilimsel araştırmaların ortaya çıkardığı bulguları temel almak; elbette bu bulgulardan hareket eden öneriler geliştirmek: TESEV’in ana çalışma tarzı, bu.

TESEV’in açılımı, bilindiği gibi, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı. Ekonomik ve sosyal meseleler, fen alemindeki meselelerden farklı olarak insan ve toplumu odağa alıyor. Hal böyle olunca, nasıl bir insan, nasıl bir toplum özlendiği önem kazanıyor. Çözüm önerilerinin çıkış noktasında bilimsel aklın desteğiyle o özlenenlere varmak hedefi yer alıyor.

Yeni TESEV yönetimi nasıl bir insan, nasıl bir toplum özleyişi içinde? Kısaca özetleyelim:

Yeni TESEV’in özlemi, esasen, 1994’teki kurucu iradenin benimsemiş olduklarının günümüz koşullarında yeniden canlandırılmasıdır.

Yeni TESEV, demokratik, insan haklarına tam saygılı, ötekileri hasım değil, işbirliği yapılacak farklılıklar olarak gören, uzlaşı kültürünü içselleştirmiş, hesap verilebilirliği ve şeffaflığı kamusal yaşamın her kademesinde vazgeçilmez ilke olarak kabul eden, yurttaşların yönetime yaygın ve etkili biçimde katılımını bir düş olarak bırakmayıp gelişmiş mekanizmaları bütün olarak işleten, hukukun üstünlüğüne saygılı, fırsat eşitliğini ön plana almış, çağdaş uygarlığın hassasiyetlerini kamusal ahlakının temeli kılmış, bütün inanç ve dünya görüşlerine açık bir Türkiye özlüyor. Tüm gayreti, bu hedeflere varmak isteyen herkese bilim temelli çözüm önerileri sunmak. Bu özlemi paylaşan herkese kapısı açık.

Şimdiye dek, özlemlerin taşıyıcıları, büyük ölçüde, siyasal partiler oldu. Görünür vadede yine onlar olacaklar. Demokratik toplumların yurttaşlarının sorunlarını aşmak üzere başvurdukları yöntem bir siyasal partinin liderliğine güvenip onu desteklemek; partinin de aldığı bu destek sayesinde tabanının/seçmenlerinin benimsediği değerleri, kurduğu düşleri daha da zenginleştirip uygulama yolları inşa etmek, özlemleri daha da ileriye taşımak. Bu taşıyışın verimli ve etkin olabilmesi için sadece bildik siyasi alanın büyüsü yeterli değildir.

Düşünsel, kavramsal, bilimsel araştırmalar üzerine bina edilmiş çözüm önerileri bu büyünün ete kemiğe bürünmesine, yapılanmalar ve süreçlere dönüşmesine zemin sağlar. Düşünce kuruluşlarının işlevi de tam bu noktada anlam kazanır.

Yeni TESEV yönetimi, demokratik bir toplumun inşasında üzerine düşeni ta 1994’te tespit edilmiş olan vizyon ve misyonu doğrultusunda, üstlenmeye devam etme kararlılığındadır.